H. TUĞBA YAVUZ kimdir?

Tuğba öğretmen bir anne babanın ilk çocuğu olarak Antalya’da dünyaya geldi. Anne babası öğretmen olan pek çok çocuk gibi farklı şehirlerde ve köylerde göçebe öğrencilik yaptı. Doğaya olan aşkı bu göçebelik günlerinde yeşerdi. Ot sever, ağaç sever, yolculuk sever oldu. Büyüdü, İstanbul’a gitti.

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde okudu. İstanbul’da öğrenci olmak zor ve güzeldi. Zorluğun üstesinden geldi. İstanbul’un tarihi dokusunu hissederek, İstanbul’u dinleyerek, İstanbul’u izleyerek, İstanbul’a dokunarak güzel yıllar geçirdi. Bu güzel kentin her köşesini gezdi… İstanbul’u çok sevdi. Lisans yılları bitince aynı üniversitede İnsan Kaynakları Yönetimi bölümünde yüksek lisansa başladı. Profesyonel çalışma hayatına girdi. İnsan Kaynakları alanında ilaç, medya, havalimanı terminal işletmeciliği gibi farklı sektörlerde çalıştı. İş hayatını ve çalışmayı hep çok sevdi.

Evlendi, 2014 yılında hayatında yepyeni ışıklı bir sayfa açıldı. Kızı Zeynep Meyra dünyaya geldi. Hoş geldi. Küçük kızı ile hayat coşkulu ve heyecanlıydı. Ondan çok şey öğrendi; Bir anne olarak ne kadar güçlü olabildiğini, ne kadar az uyku ile ayakta durulabildiğini, ne kadar sabırlı olabildiğini, çocuk kitaplarını çok sevdiğini, çocuk hakkında pek çok konuya meraklı olduğunu…

Kızı ve çocuk doktoru olan eşi ile birlikte Kars’a gitti. Bebeği ile baş başa geçirdiği uzun kış günlerinde mecburi ve renkli bir ev hayatı oluşturdu. Kızı için pek çok aktivite, etkinlik yolu buldu. Çokça okudu, araştırdı, öğrenmeye çabaladı. Çocuk gelişimi bölümünde öğrenci oldu. Bütün bu gelişim ve öğrenme çabası kızı ile birlikte geçirdiği zamanlarla daha anlamlı hale getirdi. Kızının kendisini nasıl eğittiğine, büyüttüğüne ve olgunlaştırdığına şahit oldu. Mesleğini değiştirmeye karar verdi.

Karar verince hayat da yardım etti.

Antalya’ya taşındılar… Kars'ta geçen soğuk kış sonrası Antalya güneşi iyi gelmişti. Havada asılı kalan yarım bırakılmış iş hayatının da buzları çözüldü. Zeynep Meyra okula başladı. Tuğba da gerçekten yapmak istediği işi aramaya… Bir gün yolda yürürken; çocukların, kitapların, hayallerin, masalların olduğu yeşil bir dükkanın kapısından içeri girdi. O andan itibaren bir masalda kahraman, bir şiirde kıta, bir çocukta gülüş oldu. Burası Drama Dükkanı'ydı...